Bulut Bilişim ve Sanallaştırma Farkı
haber servisi | Kas 25, 2011 | Yorumlar 0
Haşim İnal – Terremark Türkiye Operasyonlar Müdürü
“Sanallaştırma artık büyük oyuncuların tercihinden ziyade KOBİ’lerin de tercihi olmaya başladı.”
Bulut Bilişim ve Sanallaştırma farklarını incelediğimizde, Sanallaştırma’nın bir teknoloji olduğunu ve bu teknolojinin Bulut Bilişim’e yön veren temel yapı taşı olduğunu görüyoruz. Zamanlama olarak baktığımızda da Sanallaştırma teknolojilerinin gelişimiyle birlikte servis sektöründe ciddi atılımlar olduğunu gördük. Ancak enteresan olan nokta, Sanallaştırma’nın temel motivasyonunun, servisten ziyade, özellikle fiziksel sunucu kaynaklarındaki kullanım seviyesini yukarı çıkararak kullanılan kaynak/maliyet oranının iyileştirilmesidir. Ortaya çıkan fazla kaynakların servis olarak satılması yolu ile ek finansman sağlanması ise servis sektörünü tetiklemiştir. Kaynakların optimal olarak kullanıldığı bu yapılarda servis verilmesi ile birlikte gelir gider dengesi, gelir tarafı ağırlık kazanacak şekilde sağlanmıştır. Böylece bu servislerden faydalanan kurumlar; sunucu, barındırma, kurulum, network port, lisans satın alma gibi ilk yatırım maliyetlerinin çoğundan kurtulmuştur. Operasyonel giderler tarafında baktığımızda ise aynı fiziksel sunucudan servis alan birden çok kurum olduğu için, donanım bakım, destek personel, elektrik, iklimlendirme ve lisans kiralama ile ciddi avantajlar sağlamıştır. Infrastructure as a Service (IaaS), bloklar halinde alınmış network, sunucu ve güvenlik kaynaklarının paylaştırılması olarak düşünebiliriz. Bu servisi veren firmalar, lisanslama da iki opsiyonu ortaya çıkarmaktadırlar. Bunlardan birincisi; mevcut lisansların kullanılmasını sağlayan müşterinin kendi işletim sistemlerini kurmasını sağlamak, ikincisi ise üzerine lisans kiralama modeliyle birlikte gelen şablonları kullanmaktır. Bulut Bilişim hizmetlerinin temel motoru sayılan Sanallaştırma ise; servisler yeni boyutlar kazanırken elbet gelişmiş ve beraberinde birçok yenilik getirmiştir. Sanallaştırma teknolojilerindeki bu gelişmeler çoğu zaman Sanallaştırma çözümlerinin Bulut Bilişim ile karıştırılmasına neden olmaktadır. Ancak unutulmaması gereken temel nokta zaten Bulut Bilişim’in Sanallaştırma’nın bir inovasyonu olduğudur.
Bu bağlamda bu yılın Sanallaştırma konusundaki trendlerine bakacak olursak; Hala Sanallaştırma pazarında özellikle Türkiye’de ciddi bir miktardaki sunucunun sanal ortama geçmesi bekleniyor. Bunun 2011-2016 bandında olması ise son derece muhtemel. Özellikle ekonomik etkiler kurumları giderlerini limitleyebilmek adına bu yöne sevkediyor. Bir diğer taraftan Sanallaştırma artık büyük oyuncuların tercihinden ziyade KOBİ’lerin de tercihi olmaya başladı. Yedekleme, geri yükleme, olağanüstü durum çözümleri ve canlı aktarım konusunda ise Sanallaştırma ürünlerinde ciddi bir gelişim beklentisi ise hala ihtiyaçlar kolonunda yerini alıyor. Dolayısıyla Sanallaştırma pazarındaki olası yenilikler gerek son kullanıcıya katkı sağlaması, gerekse Bulut Bilişim hizmetlerinin verdiği hizmetlere katkı sağlayacaktır. Bu çerçeveden bakıldığı zaman tek tek sunucu Sanallaştırma’ya çalışıp mucizevi bir çözüm beklemek yerine; Bulut Bilişim hizmetlerinden faydalanıp toplam kullanım maliyetini en optimal düzeye çekerek, aynı fiyata güvenlik ve network servislerini de eklemek avantaj sağlamaktadır. Bulut Bilişim altyapısının ayrılmaz parçalarından birisi de Sanallaştırma teknolojileri olduğunu unutmadan servis seviyesi yönetimi, kaynakların ortak kullanımı imkanı, ödenebilir maliyetler, kolay kullanım, sınırsız erişim imkanı, bütçe kadar büyüme imkanı, bir verimerkezi altyapısının avantajlarını kullanma gibi özellikleri de gözönüne alarak hareket etmekte fayda var. Dolayısıyla konuya sadece Sanallaştırma gözüyle bakarak, sunucu, network, storage, güvenlik ve bunlara bağlı servisleri yönetmeye çalışmak Bulut Bilişim konseptini ve next generation datacenter konseptini yadsımak olur. Bugün sıfır ilk yatırım maliyeti ile sadece dokuz dakikada istediğiniz kadar sunucu sahibi olup, güvenlik duvarı hizmetlerinin konfigürasyonunu yapıp, bir yükdengeleyici arkasına koyup çalıştırabilmek, üstüne üstlük bunu da dünya standartlarına uygun bir şekilde yapabilmek şüphesiz her Bilgi Teknolojileri çalışanının hayalidir. Günümüz şartlarında benzer bir altyapının mütevazı bir kopyasına sahip olmak için on binlerce Dolar yatırım, zaman ve tabi ki bilgi birikimi gerekir. Bu nedenledir ki günümüzde büyük şirketler/operatörler, kendi çözümlerini geliştirmek yerine, Bulut Bilişim konusunda uzmanlaşmış firmalar ile iş birliğine gitmektedir.
Filed Under: Makaleler







